Handem “yeni keşfettim bu şarkıyı bakalım sevecek
misin?” diyerek yolladı.
Kararsızım. Önce
şarkıyı mı dinletsem? Yoksa yazıp, üzerine mi dinletsem şarkıyı?
En iyisi Okuyucu
sen karar ver..
Ben yazarken
dinliyorum mesela.
Hiçbirinize değil kırgınlığım, dargınlığım
Hiçbir kadına değil yorgunluğum, yalnızlığım
Kendi halimde bir derdim var
Nasıl anlatsam kibar kibar
Duymaz sağır, uydur bağır
Hani son döneme
dair bir şarkı besteleyebilecek olsam.. Olsam, tam da bu cümleler ile
anlatırmışım.
“Hiçbirinize
değil kırgınlığım, dargınlığım.” Dön dolaş yine benim derdim kendimle. Kırgınlık,
kızgınlık bir yana. “Kendi halimde bi derdim var.” Kibar kibar anlatmaya
çalıştım. Ne var ki kibar olduğum için eleştiriliyor, bu bir zayıflıkmış gibi
gösterilmeye çalışılıyor.
İnce düşünmek
bir meziyet değilmiş. O kadar ki karşımdakinin çok ince düşünüyorsun cümlesinin
aslında “ben senin kadar ince düşünmüyorum, sende düşünme” mesajı ilettiğini anlayamayacak
kadar ince düşünüyorum. Bana göre böyle düşünebilmesi incelik değil, bas baya
odunluk.
Yanlış öğretmişler,
eyvahlar olsun kandırılmışım! Doğrusu nedir onu da bilmiyorum. Karşımdakini
yontacak gücüm de olmadığına göre sanırım, en iyisi kendim gibi kalıp, sessiz
kalmak. “Duymaz sağır, uydur bağır. ”
“Kendi başıma
değil, sarhoşluğum baygınlığım” . Sarhoş olunacaksa Okuyucu; ancak koca ile
olunur. Şimdilerde de öyle. Bir baygınlık. Bir sarhoşluk. Hep bu incelikler
yüzünden. Sabahın seherinde 43 dakika
kesintisiz anlattı. Susup, dinlemek; dinleyip, sindirmek istediğim cümleler
kurdu. Cümlelerin sonunda şarkı kulağımda yürüdüm. Ilık bir düşünce seli.. Önce
kendine ince düşünmek gerekiyor. gerekiyor-muş. Kendime döndükçe, arkamda kalan
siluetler hafifletecek ruhumu. Terazinin kefesi kendime doğru yol alacak. Bunun
da hiç ince bir davranış olmadığını düşünsem bile kılıfım hazır. Her sabah
gözümü açtığımda duvar da yazan cümleler benim kılavuzum.
“Susmak bazen
asalet, bazen nezakettir,
Hele de
incitmekten korkuyorsan sevdiklerini,
Susmak o zaman
ebedi zerafettir...”
Ukalalık etmek
istemem Okuyucu; ama ben insanlara karşı düşünceli ve nazik bir insanım. Asıl mesele, bu tavrımı herkese karşı
korumam. Sevdikleri ayırmak lazım yoksa “Duymaz sağır, uydur bağır”.
Sed.
Dip not: “İyiler
her zaman kazanır Okuyucu! Kulağına küpe, eline sopa olsun.” diyerek cümlemi
bitirmiştim. Yazıyı tekrar okurken ne kadar kibar yazmışım dedim. Affedersin
terbiyemi bozacağım; ama tüm bunlar “seveni s**kerler s**keni severler” teorisinden!
Şarkı bitince
oldu sanırım bu tavır. Şişşt yoksa bu adamın ses tonu ile gider yapmak zor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder