aynı şeyi yapıp, farklı sonuç bekleyen* ben.
içindeki fettanı uyandırmadığın sürece ağlama.
hem boşuna mı demişler,kendi düşen ağlamaz.
ağlama,gül.
bir de bazen koyver gitsin ya.bu kadar ciddiye alma şu insanları. hele de insanlıklarından şüpheliysen!
* bu da kocamın bana son zamanlarda durman kurduğu kişisel gelişim şeysi. bir değişse bakış açısı.yine mi çiçek yine mi güzeliz moduna geçeceğim.
23 Ekim 2017 Pazartesi
puslu
Anlaşalım.
İçindeki ses
dinmeden aşk hakkında yazamayacaksın.
Her başladığında
yazmaya aklın havalanıyor. Eski defterleri açıp, karaları bağlıyorsun ya da
kendini şeker komasına sokmaya çalışıyorsun. Neresinden bakarsan bak hastalıklı
haldesin. Güzel anlar varken neden cımbızla çektiğin acı dolu geçmişe
saplanıyorsun? Neden her daim kızgın ya da kırgın olduğun insanlar var?
Sevgilin, annen, sevgilinin ablası, arkadaşın, komşun, yöneticin… Bu kadar
kolay mı kırılıp, dökülmek? Kıran döken kim bir kere? Hiç sordun mu kendine? Zat-a
ailelerinin senin için anlamı nedir.
Bir dur nefes al
lütfen. Zira içerideki sen yoruldu. Dengesini yitirdi.
Sed.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)