Anlaşalım.
İçindeki ses
dinmeden aşk hakkında yazamayacaksın.
Her başladığında
yazmaya aklın havalanıyor. Eski defterleri açıp, karaları bağlıyorsun ya da
kendini şeker komasına sokmaya çalışıyorsun. Neresinden bakarsan bak hastalıklı
haldesin. Güzel anlar varken neden cımbızla çektiğin acı dolu geçmişe
saplanıyorsun? Neden her daim kızgın ya da kırgın olduğun insanlar var?
Sevgilin, annen, sevgilinin ablası, arkadaşın, komşun, yöneticin… Bu kadar
kolay mı kırılıp, dökülmek? Kıran döken kim bir kere? Hiç sordun mu kendine? Zat-a
ailelerinin senin için anlamı nedir.
Bir dur nefes al
lütfen. Zira içerideki sen yoruldu. Dengesini yitirdi.
Sed.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder