20 Temmuz 2017 Perşembe

tesadüf.

Tesadüf dediğin şeyin anlamlı olduğuna inanırım. Sen inanmayabilirsin tabi.
Neden dersen; aslında tesadüf dediğin şeyin mesaj olduğu, sen görmeye hazır olduğunda fark ettiğin için adı tesadüf. Doğru yer de doğru zamanda karşılaşmak gibi.

Ali’i bu hafta kariyer gelişimi için bir eğitime katıldı. Bu vesile ile duygusal zeka seviyem hakkında düşünmeye başladım. İnternetten bir iki test yaptım, bildiğin kötü çıktı.
                                     
Şu an acayip kafam karışık sayın okuyucu. Soru basit, kendini tanıyor musun?
Hm, kısmen.

Öz güvenli bir insan olduğumu düşünürdüm. Hatta 2010 sonrasında öz güvenimin azaldığını, doğum sonrası dibe vurduğunu iddia edip Ali’ye bok atardım.

Pazar günü 2004 yılında bana yazılmış bir not okudum. Yazan kişi kendime güvenmediğimi, ah güvensem neler yapabileceğimi yazmıştı. Eyvahlar olsun not tam 13 yıl önceye ait. Attığım tüm bokların içine gömüldüm. Zaten yokmuş ki? Ne zaman kayboldu ya da hayatım boyunca hiç oldu mu?


Bu yazı ile takkeyi önüme alıp, düşünme zamanı. Biraz çocukluğuma dönsem hücceden boğulur muyum? Ha,okuyucu?

Sed.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder