7 Nisan 2017 Cuma

Çocukluğuma Dokunma







Sayın Okuyucu şimdi yazacaklarımı psikopatlık olarak düşünebilirsin. Üzgünüm; ama umurumda değil.

Ben kelimelerin gücüne inanırım. Kelimelerin bizi farkında olmadan nasıl şekillendirdiğine, yoğurduğuna inanırım.

Sabah evden çıkmadan önce geçen bir diyalog paylaşacağım.

Sahne: Anne işe gider
Mekan: Salon
Oyuncular: Anne, 21 aylık çocuk ve bakıcı

Çocuk: Anne, otur.
Anne: Bebeğim işe gideceğim. Akşam geleceğim ve tatil başlayacak.
Çocuk: Araba oyna anne.
Anne: Şimdi gidiyorum canım sen abla ile oyna akşam gelince beraber oynayacağız.
Çocuk: Ağlar.
Bakıcı: Caan, biz dün ne konuştuk. Sen artık büyüdün, kocaman oldun. Ağlamak yok, olmaz.
Anne: Delirir!

evet, anne delirir! Büyüdün ne demek Allah aşkına? Can henüz 21 aylık. Ve biz duygularını bastırmaya çalışıyoruz. Çocuk kendini, mutsuzluğunu ifade ediyor. Büyüdü(!) diye paylaşmasın mı? Yazarken bile hiddetleniyorum.

Bu çocuk ağlamak ne bilmeli. Ağlayıp, susmayı da. İçini dökmeyi de, üzülmeyi de, mutlu olmayı da. El kadar çocuğu şimdiden büyüdün diye kalıba sokmak nedir. Yıllar boyu sıkışıp, kalsın, kendini ifade edemeyen biri olsun diye mi? Kusura bakma, kim olursan ol affetmem. Ha diyeceksin ki, evdeki bakıcıya diş geçirirsin. Ya sokaktakine? Yetişebildiğim her yere uzatacağım elimi kolumu, bacağımı! Olmadı konuşacağım saatlerce. Farkında olsun. Kelimelerin gücünü kullanacağım. Sadece kelimeler yetmez duruşumuzla da göstereceğim.

Kendi elimden alınmış çocukluğuma bakıyorum da. Ne zalimsiniz demek istiyorum.
Bunca yıl, sizin ağzınızdan gelişi güzel çıkıvermiş sözler yüzünden yaralarımı sarmak zorunda kaldım. Şanslıydım ki, biri geldi ve sarıyor yaralarımı. Sen olmasan ben böyle nazlanabilir miydim?

Hayat malumunuz. Çok küçük yaşta babam vefat etti. Kaybettim kelimesini sevmiyorum. O başka yazının konusu. Sokakta sek sek oynarken bi anda dünyanın en “olgun” çocuğu oldum. Hayat şartları zorlaştı mı? Evet. Sindirmesi kolay mıydı? Hayır. Çocuk kalabildim mi? Hayır. Büyümem gerekti. Sağ olsun eş dost yardım etti kelimeleriyle. Ah, Seda’da ne hanım kızdır. Yavrum çok olgundur. Maşallah. Hay eşşekler kovalasın sizi. Başlarda anlamadım. Doğru yoldayım sanıyordum. Ne zamanki yaşıtlarımın dertlerine baktım..Ben ağırlıktan molla olmak üzereyken, kız burnunda çıkan sivilcenin tasasından yataklara düşmüş. Ben aman bunca derdin üzerine bir de ben dert olmayayım derken, kız aileyi dertleriyle eksenine almış döndürüyor. Bunların anne ve babasının hayatta olması ya da para ile yakından uzaktan ilişkisi yok. Hepsi kelimeler. Ağzım var diye konuşanlar.

Yanlışı fark ettiğimde okuyucu, en büyük yanlışı yine ben yaptım. Hayatımın en rezil anıydı, kimilerine göre! Bedelini de kendim ödedim, zahmetine de kendim katlandım. Aynı ağızlar beni başarımla tekrar konuşmaya başladılar. Sen, hayırdır?  Ödeştik. 

Hadi ben kendi adıma hakkımı helal ettim. Oğluma yaparlarsa hak, hukuk tanımam yolarım!

 

Nefes aldığım sürece, sen özgür ruhlu bir çocuk olacaksın. Ne istediğini bilen, ne hissettiğini anlatan.

Bu bir anne sözüdür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder