Sayın Okuyucu şimdi yazacaklarımı psikopatlık olarak
düşünebilirsin. Üzgünüm; ama umurumda değil.
Ben kelimelerin gücüne inanırım. Kelimelerin bizi farkında
olmadan nasıl şekillendirdiğine, yoğurduğuna inanırım.
Sabah evden çıkmadan önce geçen bir diyalog paylaşacağım.
Sahne:
Anne işe gider
Mekan:
Salon
Oyuncular:
Anne, 21 aylık çocuk ve bakıcı
Çocuk:
Anne, otur.
Anne:
Bebeğim işe gideceğim. Akşam geleceğim ve tatil başlayacak.
Çocuk:
Araba oyna anne.
Anne:
Şimdi gidiyorum canım sen abla ile oyna akşam gelince beraber oynayacağız.
Çocuk:
Ağlar.
Bakıcı:
Caan, biz dün ne konuştuk. Sen artık büyüdün, kocaman oldun. Ağlamak yok, olmaz.
Anne:
Delirir!
evet, anne delirir! Büyüdün ne demek Allah aşkına? Can
henüz 21 aylık. Ve biz duygularını bastırmaya çalışıyoruz. Çocuk kendini,
mutsuzluğunu ifade ediyor. Büyüdü(!) diye paylaşmasın mı? Yazarken bile
hiddetleniyorum.
Bu çocuk ağlamak ne bilmeli. Ağlayıp, susmayı da. İçini
dökmeyi de, üzülmeyi de, mutlu olmayı da. El kadar çocuğu şimdiden büyüdün diye
kalıba sokmak nedir. Yıllar boyu sıkışıp, kalsın, kendini ifade edemeyen biri
olsun diye mi? Kusura bakma, kim olursan ol affetmem. Ha diyeceksin ki, evdeki
bakıcıya diş geçirirsin. Ya sokaktakine? Yetişebildiğim her yere uzatacağım
elimi kolumu, bacağımı! Olmadı konuşacağım saatlerce. Farkında olsun.
Kelimelerin gücünü kullanacağım. Sadece kelimeler yetmez duruşumuzla da göstereceğim.
Kendi elimden alınmış çocukluğuma bakıyorum da. Ne
zalimsiniz demek istiyorum.
Bunca yıl, sizin ağzınızdan gelişi güzel çıkıvermiş sözler
yüzünden yaralarımı sarmak zorunda kaldım. Şanslıydım ki, biri geldi ve sarıyor
yaralarımı. Sen olmasan ben böyle nazlanabilir miydim?
Hayat malumunuz. Çok küçük yaşta babam vefat etti.
Kaybettim kelimesini sevmiyorum. O başka yazının konusu. Sokakta sek sek
oynarken bi anda dünyanın en “olgun” çocuğu oldum. Hayat şartları zorlaştı mı?
Evet. Sindirmesi kolay mıydı? Hayır. Çocuk kalabildim mi? Hayır. Büyümem
gerekti. Sağ olsun eş dost yardım etti kelimeleriyle. Ah, Seda’da ne hanım
kızdır. Yavrum çok olgundur. Maşallah. Hay eşşekler kovalasın sizi. Başlarda
anlamadım. Doğru yoldayım sanıyordum. Ne zamanki yaşıtlarımın dertlerine
baktım..Ben ağırlıktan molla olmak üzereyken, kız burnunda çıkan sivilcenin
tasasından yataklara düşmüş. Ben aman bunca derdin üzerine bir de ben dert
olmayayım derken, kız aileyi dertleriyle eksenine almış döndürüyor. Bunların
anne ve babasının hayatta olması ya da para ile yakından uzaktan ilişkisi yok.
Hepsi kelimeler. Ağzım var diye konuşanlar.
Yanlışı fark ettiğimde okuyucu, en büyük yanlışı yine ben
yaptım. Hayatımın en rezil anıydı, kimilerine göre! Bedelini de kendim ödedim,
zahmetine de kendim katlandım. Aynı ağızlar beni başarımla tekrar konuşmaya
başladılar. Sen, hayırdır? Ödeştik.
Hadi ben kendi adıma hakkımı helal ettim. Oğluma yaparlarsa
hak, hukuk tanımam yolarım!
Nefes aldığım sürece, sen özgür ruhlu bir çocuk olacaksın.
Ne istediğini bilen, ne hissettiğini anlatan.
Bu bir anne sözüdür.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder